Ahmed Al Ahmed Suriyeli bir mülteci

Avustralya’da Bondi plajında, Hanuha bayramını kutlayan Musevilerden, Filistinlilerin öcünü almak isteyen birileri kalabalığa ateş etti. Ahmed adında bir Suriyeli mülteci ise kendi hayatını ortaya koyarak yüzlerce insanın hayatını kurtardı.

Dün dünyada gündemde bomba etkisi yaratan haber buydu. Hadi gelin, beraberce olanları biraz inceleyelim ve derinleşelim.

Avustralya; dünyanın en güvenilir ülkesi… Sydney, paramız olsa ve vize alabilsek, hepimizin görmek için can attığı şehirlerden biri. Burada yaşayan insanların çoğu Hristiyan ise de bu ülkede dinin, devlet yönetiminde hiç işi yoktur. Medenidir. Milli gelir oranı yüksektir. Kişi başına düşen gelir de gayet yeterlidir. Demokratik aynı zamanda özgürlükler yanlısı bir ülke. Yeşili bol. Doğasını hala mahvedemedik.

Şu günlerde Musevilerin Hanuha Bayramı ve kutlamak amacıyla pek çoğu Sydney Bondi plajına gitmişti. Filistin’de, Müslüman dindaşlarına yapılanı, tüm Musevilere mal etmek isteyen, bir baba bir de oğul koca koca tüfeklerle bu kalabalığa ateş etti. Saldırı anını hepimiz hayret ve dehşet içinde izlemişizdir diye düşünüyorum. Birileri saldırganın üstüne atlıyor elinden silahı alıyor, bu arada yaralanıyor... Bir anda kahramanlaşan bu adamın Suriye’den iltica eden Ahmet al Ahmet isminde başka bir Müslüman’ın olduğu öğreniyoruz.

Ülkeleri mahvolduğu için iltica etmek zorunda kalan ve hiçbir ülkenin kapılarını açmaktan hoşnut olmadığı, Suriyeli insanlardan biri, dünyanın en medeni ve güvenilir olarak kabul edilen ülkelerinden birinde, belki de yüzlerce insanın hayatını kurtardı. Pek çok Musevi, bu sene Hanuka bayramının kutlanabileceği en güvenilir yerin, Sydney olduğunu düşündüğü için muhtemelen Bondi Plajındaydı.  

Peki bundan almamız gereken ders neydi?

Öncelikle anlamamız gerekir ki, günümüzde dünyada eğer bir yer karışıksa herhangi başka coğrafi bir gölgeyi de güvenilir ya da güvenilmez olarak kabul etmemiz büyük bir illüzyondur. Dünyada bütün insanlar güvende hissettiğinde bütün dünya da güvenilir bir yere dönüşür.

İkincisi ise; insanları doğduğu coğrafyaya, mensup oldukları dine, konuştukları lisana, eğitim durumlarına ve hatta ekonomik durumlarına göre ayırmak suç olduğu kadar ahmaklıktır da. Çünkü iyi insanlar ve kötü insanlar dışında “homo sapien” denilen cinsimize başka bir ayırım yapmak eksiklikten kaynaklanmaktadır. İnsanlık, vicdan ve anlayış eksikliği…  

  







Yorumlar