Bugün Kadına Yönelik Şiddete
Karşı Uluslararası Mücadele Günü ama ben şiddet gören kadınlardan bahsetmeyeceğim.
Şiddettin türlerinden de… “Sen kızsın yapamazsın!” gibi söylevlerinin de bir şiddet türü olduğuna da değinmeyeceğim.
Her zaman belirttiğimi bir kez
daha büyük harflerle yazacağım.
GÜÇLÜ TOPLUM, GÜÇLÜ KADINLARDAN
OLUŞUR!
Bunun için de boş boş konuşmak
veya şikayet etmek yerine, biz kadınlar el ele vermeli ve birbirimizin yanında
durmalıyız. “Şunun eteğine bak, çok kısa!”, “Kırmızı ayakkabı giydi, aranıyor galiba!”, “Kız, bu önüne gelenle yatıyor!” gibi kıskançlıktan oluşan cümleleri
bir kenara bırakmalıyız ve birbirimizin yüzüne ve birbirimizin arkasından
sadece tek bir şey söylemeliyiz:
“KADINDIR, YAPAR!”
Kızlık soyadımızı değiştirmek
istemememiz… Anne olunca da çalışmak istememiz… Evlenme arzusunda olmamak… Çocuk
yapmak ya da yapmamak… Her ne istiyorsak, hepsi doğaldır. Çünkü biz kadınlar özgür bireyleriz ve kimsenin
tapulu malı değiliz!
Karnından sıpayı, sırtından
sopayı söylevine artık gülüp geçiyoruz. Cahillikle muhatap olunmaz. “Hele bir sıkıyorsa
dene!” diye haykırmak, bu tip şiddet sevdalılarını korkutup, kaçırır. Uslu, iyi
ya da cici kız olmaktan vaz geçiyoruz. Artık idare etmekten bıktık. “Hele sıkıysa
dene!” diye avazımız çıktığınca bağırmaktan artık asla kaçınmıyoruz.
Biz; sokakta, işyerinde,
okulda erkeklerle eşit mücadele eden kadınlar olarak, fabrika ayarlarımıza
dönmek için düğmeye bastık.
Biz; traktör şoförü, pilot,
çiftçi, doktor, kapıcı olmaktan gocunmuyoruz. Biz kadınlar; erkeklerin boyunduruğu
altında olmayan, başkasının yardımı gerekmeden hayata tutunabilen bireyleriz ve
bu toplumun yarısıyız!
Bize dayatılmaya çalışılan ‘kadın eziktir’, ‘kadın çaresizdir’ söylevlerinin gerçek olmadığını biliyoruz. Eziklik, zavallılık Anadolu kadınının fıtratında yok. Şamanlardan itibaren, Anadolu’da kadın hep güçlü bir şekilde var olmuştur. Hep saygı görmüştür. İlk tanrı yine Anadolu’da kadın olarak tapılmıştır. Çok değil on sene önceki dizileri hatırlayacak olursak; kadınların kırsalda bile, evindeki herkesi yöneteni olarak, karakterize edildiğini görmemiz mümkündü.
Artık fabrika ayarlarımıza dönüyoruz.
Fıtratımızdan aykırı davranmak olmaz. Köklerimize sahip çıkarak, modern Anadolu
kadınının yükselmesinin tam da zamanı. Biz gücümüzü tekrar elde edersek çünkü,
hayat daha güzel olacak. Ne çocuklarımız öldürülecek ne de uyuşturucu bağımlısı
olacaklar…
Narin’in annesi; Narin’in amcasına, babasına, sülalesine karşı dirense ve diklenseydi Narin’ler ölür müydü?
Hadi kadınlar silkelenme zamanı. Üstümüzdeki ölü toprağı atma zamanı. Kadının, kadını kucaklama zamanı!
Artık şiddette karşı çıkarak, yaşama asılma zamanı.

Yorumlar
Yorum Gönder