Aylardan Mayıs, Yıllardan 1962 senesiydi. Amerika’nın Boston eyaletinde, geçirdiği trafik kazası sonucu, on iki yaşındaki bir oğlan çocuğunun kolu kopmuş ve acilen Massachusetts General Hospital’a getirilmişti.
Hastanedeki doktorlar genç kazazedeyi hemen ameliyata almışlar ve kopan kollunu tekrardan yerine dikmişlerdi. Söz konusu çocuk kısa sürelik bir tedaviden sonra iyileşmiş ve oyuncusu olduğu beyzbol takımına geri dönmüştü.
Bu başarılı operasyon sonrasında basın, ameliyatın detaylarıyla ilgili bilgilenmek isteyince, hastane yönetimi, operasyonda yer alan doktorlar ve cerrahlarla bir basın toplantısı düzenlemişti.
Bir gazetecinin “Hastaneniz, bu ameliyatla, tıp literatüründe bir ilke mi imza attı?” mealindeki sorusuna hastane müdürü, baş cerrah E. D. Churchill sözü alarak herkesi şaşırtacak şekilde cevaplayacaktı:
“Hayır. Bu konuda öncü değiliz. Yaklaşık, M.S. 400 senelerinde başka bir grup doktor bu ameliyatın benzerini gerçekleştirmiş ve bize öncülük etmiştir. İsimleri Kosmas ve Damianos.”
Kosmas ve Damianos iç Anadolu bölgesinde ve büyük bir ihtimalle Tarsus ilinde, kangren olan bir insanın ayağını kesmişler ve yeni ölmüş olan bir siyahi insanınkini monte etmişlerdi.
Dönemin Doğu Roma İmparatoru bu mucizeyi on iki tanrıya ithaf etmek istemişse de dini bütün Hristiyan bir ailenin çocukları bu iki kardeş doktor, İmparatorun bu talebini reddetmişlerdi. Böylece Hristiyanlık dünyasında aziz olarak kabul edilmişlerdir.
Baş cerrahın söylemlerini belgelemek amaçlı hastane, on dördüncü yüzyılda çizilen “Siyahi ayağın Mucizesi” isimli tabloyu yayınlamıştı. Pfizer’in tıp dergisi Spectrum ise bu tablodan yola çıkarak renkli bir versiyonunu yayınlamak üzere araştırma yaparken, bu sahneyi anlatan bin beş yüze yakın çizimin çeşitli müze ve klişede sergilendiği sonucuna varmıştı.
Massachusetts General Hospital yetkililerinin bu açıklaması, belki de ameliyatın zorluğu karşısında tanrıya sığınma gereği ve ikinci bir mucizenin yaşandığı inancından kaynaklanıyordu. Sebep dürüstlük yahut inanç adına olsun, bu Anadolu’nun organ/ doku nakli konusunda yine bir ilke imza attığı ve öncü olduğu gerçeğini değiştirmiyordu.

Yorumlar
Yorum Gönder