Eftavizu

 Sıcak bir yaz günüydü. Ailecek denize gitmiştik, o zamanlar genellikle yazları erkekler hafta arasında da bir gün işe gitmez evde ailesi ve çocuklarıyla zaman geçirirdi. Benim babam ise, yazları sadece haftada iki ya da üç gün çalışırdı.

Asaf plajına gitmiştik. Ben yüzmeyi orada öğrendim. Daha iki yaşındayken annem ile babam karşı karşıya durur, birinden diğerine doğru yüzmemi isterlerdi. Abartacak olursam, yürümeyi sökmeden önce yüzmeyi öğrenmişim de diyebiliriz.

Adalı bir komşumuz Panayota da orada. Bizimkiler ona genelde Gatu derdi. Heybeli’de herkesin lakabı vardı. Gatu da Rumcada kedici anlamına gelir. Kadının, iki katlı minik evinde, bir sürü pati ile yaşadığı için, bu lakabı aldığını belirtmeme gerek var mı bilemedim. Gatu ile benimkiler saatlerce denizde sohbet ettikten sonra, annem ile babam eve dönmek üzere hazırlanmak için kıyıya çıkmış, mayolarının biraz kurumasını bekliyorlardı. Ben ise asla deryaya doyamadığım için hala sığ sularda oynuyordum. Eve ıslak dönmeyi daha o zamandan severdim.

Bir baktım ki babamdan bir kahkaha koptu, annem etrafa bakındı ve ona eşlik etti.

“Panayota… Panayota…” Hem cinsine seslenip mayosunu gösteriyor. Meğerse bizim kedici lakaplı kadın denizden çıkarken askısı düşmüş, memesi bütünüyle ortaya çıkmış, farkında değil. Annem de babamla katıla katıla güldükten sonra kadına durumu işaret ediyor.

Ben manzarayı kaçırmıştım ama o gün dönüş yoluna… Akşam üstüne doğru rakı eşliğinde yenilen öğle yemeğinde… Konu hep kadının memesi. Bizim kedicinin lakabı değişip, Eptavizu oldu bir anda. Kedici lakabından Yedi Memeli’ye terfi etmiş anlayacağınız.

Akşam annem olayı kahkahalar eşliğinde dayımın sofrasına da meze etti. Fırlama dayım tabii sofrada koca ve sarkık memeler için yapabileceği ne kadar espri varsa hepsini sıraladı. Bizim Panayota biraz dışlanma ve tiksintiyle bakılan kedici lakabından kurtulup, dişiliği sembolü koca memeli olarak anılmaktan memnun olmuş mudur, bilmiyorum. O zamanlar bunları düşünecek aklım yok tabii. Büyüklerle beraber ben de gülüyorum.  Beni üstsüz denize giriyorsam, büyük kadınlar neden göğsünü kapatmak zorunda kalıyor diye bir türlü kafamda oturtamıyorum. Tabii o zaman bazı şeyleri anlamıyorum.

Gerçi şimdi büyümüş olmama rağmen de hala anlamıyorum.  Ne ayıbı? Ne özürü?  Bunca tantana yapacak ne var yahu! Alt tarafı bir meme!

 

Yorumlar