'Ölürken' Şeyma Yıldız 'ın anısına

Bu şaka… Şaka olmalı en azından… Yapmaz… Babam bana bunu yapmaz! Yapamaz…
“Hayır…”
Yüksek çıktı o ses benden değil mi? Evet duymuş olmalı ki, elleri sıtma olmuş gibi yaylanmaya başladı. Ama… Ama, neden ki titriyor? 'Dolaşacağız'demişti... Ben biliyorum, babam beni öldürmez. Gerçi, neden bu kadar emin oluyorum ki? Daha önce de defalarca beni öldüresiye döven, o değil miydi? Her defasında annemin komşular duyacak diye üzüldüğü için, saklamak zorunda kaldığım bunca dayakları o atmadı mı? Annem ‘kolu komşuya rezil olduk’ diye ağlardı…
“Babacım, indir o silahı… Biliyorum sen beni vurmazsın.”
Cevap vermedi.
“Baba… Baba neden? Neden kızıyorsun ki bana? Sevdim diye mi? Sevmelisin diye siz bize öğretmediniz mi? Babacım… Babacım ben sevmeden, nasıl anne olacağım? Nasıl çocuk büyütebilirim içimdeki sevgiyi öldürürseniz? Baba, ben sevmeden nasıl insan olabilirim?”
Cevap vermiyor… Bir şey demesi gerekmez miydi?
“Neden cevap vermiyorsun, baba? Baba… Konuşsana! Bir şey söylesene!”
Elleri daha da fazla titriyor… Hayır, beni vurmaz, eminim! Çünkü… Bilirim ki, babalar çocuklarını korumak için vardırlar. Bize öyle öğretmediler mi okulda? Babalar evin direği değil miydi?  Babalar, evi tüm kötülüklerden koruyan…
“Babaa, indir o silahı! Hadi...”
Dediklerim ağlama sesimle karıştığı için beni anlamıyor olabilir mi? Bunun için bir şey söylemiyor olabilir mi? Rüyada mıyım? Bu bir kabus olduğu için, belki sessizdir…
Ayaklarım, ayaklarım tutmuyor… Hayır, diz çöktüm ve toprağın nemini algıladığıma göre… Korkumdan, uykumun içinde işemediysem, bu gerçek…
“Baba… Lütfen… Lüt-feeeeennnn!”
Bakışlarını benden kaçırıyor… Babam bana bakamıyor… Bana can verenin yerine, şu elindeki tek gözlü canavarla göz göze geliyorum. Namluya bakıyorum. Ölüm saçan, o şey de, bana… Beni dünyaya getiren, hayatımı borçlu olduğum adamın elinde… O beni herkesten çok sevenin parmaklarının arasında...
“Haaaaayıııııırrrr”


Yorumlar